Poetra

Art Poetry Philosophy by Kutlu the Wise


Korkuyu yenmek

Yumuşacık ellerin Pürü pak yüzün Ve ismimle bana seslenişin İstenmeyen bir hüzün Nedir…

Something went wrong. Please refresh the page and/or try again.

  • Alkış Kıyamet

    Sessizliğin içinde açılıyor perdeler Bir ışık hüzmesi Koro halinde eller Alkış kıyamet – Ses ışık mıdır? diye soruyor Mühendis -Elbette! diye yanıtlıyor Makinist Sesi ışık taşır Işık sesi taşır O da deler geçer Eril bir sevgidir İyisiyle İnsan kendinden geçer Alkışların eşliğinde kapanıyor perdeler Loş bir ışık kalıyor geride Koro halinde gizemler Alkış kıyamet mi? Continue reading

  • Havada(r)

    Er meydanı Bu sarhoşlar meydanı Ağzın kokarken alkol Duaya bir de aşk koy Aşk-u Allah İllallah! Yaradan Kanatan Ezeli ve Ebedi Yunus Emrem Tapduk Emrem Edelim cem Ayağının tozu olmak mıdır? Yoksa dikilip karşında durmak mıdır? Yol! Kutlu yok Kutlu durmaz Meydan-ı sarhoş İçmeden de hoş Mezeye bir meşk Duaya bir aşk Bir tutam da Continue reading

  • Meret

    Ismarlama olmaz Sen her istediğinde Bu kalem yazmaz Kalp yumuşatmak Kolay mı sandın? Aynı şarkıyı başa saran Sen! Geçmişten bugüne Kimleri andın? Gelmeyince meret Yazamazsın Bulamazsın! Geldiğinde meret Yazamadan Duramazsın! Paran da var bak Ve evin barkın Benimsedin mi? Bu mudur şarkın? Yolu İstanbul’a çıkar mı? Ardındaki bu şarkın? Yüreğine çentik atmış Kilitlenmiş çabası Sandalyeden Continue reading

  • İllüzyon

    Hey gidi dünya Dalgacı felek Bulutları melek Cümbüş dünya Yeryüzü bir uzay gemisi Güneşin doğuş mavisi Beklenense bir sur nefesi Zaman ve mekandan Münezzeh bu aşk İluzyonu aşk Martıları meşk Gezegeni köşk Ve kursaktadır hevesi Yağmur ve şimşek Flaşlar alem Yıldızlar şamdandır madem Şu asılı duran Yolu bilir, yolculuğu bilir Düzeni kuran İllüzyon bu aşk Continue reading

  • Inhale Blue, exhale gray

    A Sagittarius bow hit me down,What’s your purpose? Is the fault my own?Eventually, I lost my rustling voice,Don’t believe me, it was not my choice. Asked like anybody else, “What am I living for?”I’ve learned, I’ve survived, and yet there’s always more.It wasn’t love, nor was it amour,When torn between two people, what’s in store? Continue reading

  • Mazhar abi

    Bu akşam İstiklal’de Mazhar abiye rast geldim; önemsiz herhangi iki sokağın kesiştiği yerde, elinde gitar, açmış önüne kılıfını; “Hadi bana sor.” dedi, bölmedim tabi, soramadım, ama; mısralarımda yer vereyim dedim. Sonra sessizce anlatmaya başladım Mazhar abiye: Abi be; ben onun küçük bakışlarında erdim. Yalnızlığın sorgusuz sualsiz en uç noktalarındaydım. Olacak bu ya çıkageldi geçmişin kapalı, Continue reading

  • “Inconvenience”

    Not been long time passed, since I came to this wicked city I know I was a creep, but this time am I a pity? Suddenly you appeared when I decided to return I didn’t notice you first of all, maybe my faith was burnt For centuries we know as nobody seen, I saw a Continue reading

  • Yine de varım!

    Yine de varım Bazen bir belediye otobüsü kırmızılığında Bazen de bir arka sokak karanlığında Işıldarım Umutlu ve nereye göç ettiğini bilen türden Kuşlardanım Yeşille mavinin – Griyle siyahın Ufuk tanımıyla anlamlandırıldığı Zamandayım Yine de varım Seninle yürüdüğüm yollardan Sensizliği kovmaktayım Hayalperest düşlerimin Çığlık dolu sessizliğimin Ve çıkmaz sokak katilimin peşindeyim Yine de varım Evet belki Continue reading

  • Sur

    Duvar heyecanlı heyecanlı kaçtı Düşman tökezledi Deniz vura vura duvara Duvar alabora Martılar pike halinde denize Duvarda heyecan sıvası Sur duvar üstünde Üstünde dokunsan güneş Sıvalar suru durdurdu Deniz martıdan kudurdu Ay güneşi yenip Heyecanlı bu sura Yakamozunu vura vura… MKD. 2002 Duvar heyecanlı heyecanlı kaçtı Düşman tökezledi Deniz vura vura duvara Duvar alabora Martılar Continue reading

  • Kırmızı

    Güneşten gelip, sonsuzluğa uzandıran çizgi, Sınırlarla ayrılan kalıpların izi Endişeşiz, saygılı turuncuya hayat veren, Şekilsiz evlerin odalarına giren. Ölümün kokladığı en son koku Yirmilik dişlerin ardındaki acı Bahçelerdeki en güzel bakış Berraklığı bozan neşesiz bir akış Karakışta kendini yok eden kehanet, Bazen korka korka bazen cesaret, Ağanın yazmalı en güzel kızı, Farklı bir dokunuş, farklı; Continue reading

Poetra

Art Poetry Philosophy by Kutlu the Wise

Skip to content ↓