…Simülasyona giriş…
Görüyorum
En karanlık düşlerini
Saçlarına ak düşüren
Hani şu bir kere daha anlattığın, geçmişini
Düşünden gelen bir gölge
Ki o da sadece bir altın külçe
Tanıyamadığını sandığın aslında açık bir kimlik, bir belge
Hızlıca kediyi atlatıp, arabanın peşi sıra giden,
Şu tavuk bile benden daha bilge.
Ve bir koridor bu yol,
Gerinmeyi kabul etmeyen ne kanat ne de bir kol,
Affet! Mea Culpa!
Koridorda binlerce insansı kolpa
Peki ya nedir insan?
Sen hala şu motordakini bir köpek san,
O gezinen robotlardan daha da insan
Diğerleri sürekli bir korku ve sürekli bir acitasyon
İşte burası binlercesinden seçilmiş bir simülasyon
Oysa ben uzattım, bu yolu
Bazen içten ve bilerek
Bazen bilmeden dalarak
Belki daha çok vakit geçirebilmek için seninle…
Sense, bensiz içini dışa vuran,
O boş dediğin kalbinle
“Mor Amore” doğuran
İyi ki de öyle oldu.
Ya kapılsaydın bana?
Nasıl söylerdim ki kalbimdeki kimdir?
Sen beni uyandır rüyamdan, kolumu çimdir!
Kalk da çıkalım yola,
Sen boşver
Ben boşverdim
Geçer ve gider
Biz boşverelim herkes gibi
Gömelim gitsin kalbimi
Ne bir kişi kalsın ne de bir izi…
Arka koltuğa iki gül bıraktım, birisi kendiliğinden düşmüş
Diğerini de ancak temizlik zamanı, yıkamacı bulacak belli ki…
…Simülasyondan çıkış…
KB
17.12.2025 22:00

Leave a comment