Günaydın. Çok şükür uyandım. Hayatımın bundan sonrasının bundan önceki gibi olmayacağının farkındalığıyla uyandım. Kirli düşüncelerimin varlığıyla. İnsanların benim yansıttığım duygu ve düşüncelerim olduğunun farkındalığıyla uyandım. Tertemiz bir sayfa açtım. İçimdeki tıkırtı ile Ceviz Ağacı’nın savaşını ve sevişmesini biliyorum artık. Çünkü tıkırtı da Ceviz Ağacı’na ait. Ceviz Ağacı da tıkırtıya. Bir döngü gibi birbirlerini tamamlıyorlar. Hayatın getirdiği kurallar, koşullar ve paradigmalar aslında aşırı sivri gözükse de o sivriliğe yaklaştıkça uçları yuvarlaklaşıyor, yumuşuyor ve esniyor. Uzayda yapılan bir yolculuk misali.
Kendime uyguladığım değersizlik hissi beni alıp ta buralara kadar getirmişti. Artık ön plana kendimi koyma zamanım geldi. Ama orada ama şurada. Her kafadan bir ses çıkıyor beni yaşatmaları/görmek istedikleri yer konusunda. Alacağım kararlarda hepsinin birer payı var gibi. Ama ben kendi kararımı sadece ben vermek istiyorum. D. artık sona erdi. Son ilişkim bitti. Ve o hikayeyi de bence başarıyla tamamladık. Her ne yaşandıysa yaşandı ve geride kalan enerjimi tüketen insanlardan da yorulmuştum. Derken birileri daha geldi, hatta o boşluğu doldurmaya çalışan birileri. O & G. O boşluğu o denli kapatmışım ki öylesine başkaları girmeye çalışadursun, o penetrasyon talebi de ben boşluğu tam anlamıyla kapattığımda bitecek ve kaybolacak hissindeyim.
Keskin çizgilere ve kesin kurallara her zaman karşıyım. Kontrole ve kontrolcülük de felsefem de yok. İçimde ne kadar savaşını versem de inancımı uygulamaya çalışıyorum. İnancım ise alabildiğince esnek. Görelim mevlam neyler, neylerse güzel eyler sonsuzluğun sahibi.
Rüyamda annemi ve babamı gördüm. Beni bir eve götürdüler ve düğün gibi bir kalabalık vardı. Herkes asansör sırası bekliyordu, apartmanın koridorunda adım atacak yer yoktu. Evin anahtarı ise benim elimde bir çıkış yolu aradım. Bazıları asansöre o sıkışıklıkta binmeyi başarsalar da ben apartmanın dışına çıktım ve başka yollardan yukarı çıkmaya çalıştım. Bir yangın merdiveni aradım. Sanki tercih etmemem gereken o evlere taşınma teklifini annem, babam ve sen yapmıştın.
Neye karar vereceğimi bilemiyorum Yaradanım. Sen yardım et. G., O. & D. konusunda ne görmem gerekiyor? Neyi deneyimleyeceğim? Neyi idrak etmeliyim? Ben bilmem, sen bilirsin. Göster gönül çalabım. Hangi eve ve nereye taşınmalı ve nereyi tercih etmeliyim? Bilemiyorum. Ve yorulmuş durumdayım. Sanki artık bir sakinliğin ve arınmanın zamanı geldi. Hem zihnen hem de fikren. Dün gezdiğim eşyalı ev gayet güzel ve enerji dolu bir evdi. Kafama o kadar çok şey takıyorum ki allak bullak zihnim. Yasımı bile bu karmaşada doğru dürüst tutamadım. Şöyle hüngür hüngür ağlayamadım. Ama karar vermem gereken bir aşamadayım ve güçlü olmalıyım. Tek yardımı içimden ve bana benden daha yakın Yaradan’ımdan; beni yarattığı/yansıttığı parçamdan ve özümden talep ediyorum. Teşekkür ederim. Uyandım.

Leave a comment