Eğer aşk;
Toksik olmasaydı
Aşık olurdum sana
Fakat
Öğrendim şimdi
Daha yeni
Bakışlarındaki bir bal çizgisidir dökülen
Ve yüzündeki tüylerdi
Bugün kırpılıp giden
Ve düşlerdeki
İçine girdiğim su
Ayırt eden okyanusu
Pırasalarla dolu sığlık
Martılarındır çığlık
Kulaklığımda
Kesilmiş bir gürültü kirliliği
Ve sigara molalarıdır
Vanilya kokulu rüzgarı
İkram eden
Diğeri de çoktan sarmış bir cıgara
Ciğeri saran
Dolu mu boş mu?
Şu toksik aşk dedikleri?
Boşver sen
Sen;
Bu dörtlükleri kes bir satırla
Bir gün sorduklarında sana
“Beni çok sevmişti”
diye hatırla…
MKD. 1 Temmuz 2025
As a conceptual artist and contemplative poet, I transcend duality. Though my fusion of logic and intuition may seem paradoxical, I embrace this path as an eternal journey toward enlightenment. The energy coursing through my hands reminds me that my body is a bridge that demands action—divine creation flows through me, a sacred dialogue with the universe beyond.
By day, my analytical left brain shapes meticulous, precision-driven digital compositions; by night, my right brain surrenders to abstract, emotive verse. Each morning begins with diary pages—a ritual that harmonizes my structured mind and wild imagination, grounding my work in intention and anchoring my art in boundless spirit.
Leave a comment